Ağustos 29, 2011

Serzeniiişşşşşş....:)

1 yorum....
Sevgili blog..

Dün akşam çok yakın bir arkadaşımızın doğum gününü kutlamak için bir araya geldik.
Yaklaşık 2 yıldır istisnasız her gün görüşen biz o beyaz atlı prensinin atının terkisine binip başka bi şehre gittikten sonra anca ayda 1 görüşebilir olduk.. Sitemkar serzenişlerim evlenme kararı aldıklarından beri sürüyo ama onları yıldıramadım:)

İnsanın dostlarıyla beraber olması güzel şey..

Ciks bir mekanda iftar yaptıktan sonra orda fazlasıyla durmak bünyeyi fazla sarstığı için halkın arasında karışmaya karar verdik. (Mekan güzeldi ancak ramazanda fazlasıyla alkole cezbeden bi yanı vardı:))
Gittik serin serin çayımızı yudumladık....Biz masum masum oturmuş hoş beş ederken şeytan boş durmadı tabiii...Kazı kazancı kılığına girip yanımızda türedi....
O renkli renkli desenli kuponları gözümüze doğru sallıya sallıya bizi etkisi altına aldı..
Bi taneden bişey olmaz diye ilk kuponu aldım...İlkinden 1 tl çıktı, sonra durmadım tabiiiii ki o 1
tllik ikramiyemi yenisi için kullandım...Ve kaybettim...:(
Cebimdeki son 1 tl yi ortaya koymakla koymamak arasında çok kararsız kaldım ve dayanamayıp çaya vereceğim parayı kumara yatırdım..

Veeeeeeeeeeee bingooooo.... Tarihimin en büyük ikramiyesi parmaklarımın arasındaydı...
Taaaaaaaaaaam 10 Tl kazandım..

Kazı kazancı aklıma girip bi 10 tane daha kupon vericekti ki kendime bir dur demenin zamanı geldiğini düşündüm... Şeytana uymanın bi gereği yoktu..Hırvatistan'da kumarhanede 10 eur kaybettikten sonra bi yerde durmam gerektiğini biliyorum artık:) İkramiyemi alıp cebime attım.
Sonra çaylar bendeeeeeeeen artisliğini yapıp bütün paramı harcamış olabilirim ama o tatmini yaşamış olmak bile yeterdi..

Bi kaç dakikalık mutluluktan sonra kumarda kaybeden aşkta kazanır felsefesine doğru orantı kurup kumarda kazandığıma göre aşkta kaybediceğim psikozu yaşamam apayrı bi mevzuuuu..

Konuyu aşk meşk işlerine ne zaman getiricem diye bekliyodun di miii:)

Aaaa arada bi firmaya iş görüşmesine gittim ben o kısmı anlatmadım di mi?
Yaaaa anlatılacak çok şey var aslında ama onu başka bi post olarak yazmalıyım..

Ben asıl konuma geri döniyim..
Bu çok sevgili arkadaşa işle ilgili gayet normal bi mail attım ama beyefendi bana geri dönmedi. ( Kendisi bizim müşterilerimizden birinde çalışıyo) Bende ertesi gün arayıp çemkirdim..
Telefonun ardından mesaj attı ; işi varmış beyefendinin sabah sabah o kadar germeye ne gerek varmışmışmış..
Bende yoğunsan yoğunum müsait olduğumda cevaplıycam diye karşılık verirsen daha hoş olur dedim..
O ne dedi peki??? OK!

Sonra tabi beeennn.. Bi bahane bulup ki bu konuda artık çok başarılıyım.. Mesaj attıım.. Yılmıyorum...Müsait olduğunda konuşalım mı diye;ertesi sabah işe giderken evet şimdi müsaitim diye aradı.. İş görüşmesine gideceğim yerle ilgili bişeeeler sordum, merak edersen 2 de biticek görüşmem diye de ekledim... Bunun üstüne akşam iş çıkışı aradı beyefendi.. Ya elin herifi tavlamak için elinden geleni yapıyoda burun büküyorum, bu bi aradı diye ağzım kulaklarıma varıyo..

Yaptığım artisliği geri alıyım diye geçen akşam feyse geri ekledim.5 dk içinde kabul edildi.. bi 10 dk sonrada kendini Ayvalık'ta olarak tag.ledi beyefendi...Bak ben ayvalıktayıııımmm,burda hatunlar matunlar takılıyoruz. Kabul ettim ama rahatsız etme beni der gibi bişey.
Acaba silsem mi silmesem mi? Gerizekalı ne haltlar yiyo orda diye düşünürken telefonuma gelen msj;

-Beni eklemişsin, nedir bu gel git?
-Aklıma geldi ekledim, Gel- gitlik bi durum yok.
-İyi Bakalım; beni silen sendin ama kabul ettim yine de.
-İstemiyosan etmeseydin...
Veeeeeee işteeeeeeee can alıcı msj...;
-Saçların düz güzel olmuş...
-Teşekkür ederim.
-Brezilya Fönü yaptırsaydın..
-Sende kroluk yapmışsın.
-Ne gibi.
-@ Ayvalık... Sen dalga geçerdin...
-Kroyum ben,yapıcak bişey yok.
-Malesef ki..
-Kaldı ki ayvalıktayım diye tag.ledim.
-So?
-Miami falan değil yani,esnaf bi yer.
-Evet şaşırttın beni. Ayvalık seni sarmazdı.
-Napalım, arkadaşım çağırdı geldim.
-İi işte dinlenirsin biraz.
-Dinlenirim ; hatun matun bağlarım..
-Rast gele ( Tabi o sırada aklımdan geçen şey; boynuna dolansında o hatunlar nefessiz kal inşallaaahhhh tı)
-Dün akşam .....'daydım ben. (benim sürekli gittiğim 2 yerden biri)
-Ne alaka?
-Arkadaşlarla takıldık ..
-İyi yapmışsında ......'ya gitseydiniz diğer taraf sarmamıştır sizi.(o da diğeri:))
-Ayıp ediyosun oraya da gittik.
-Şaşırmadım:)
-Baktım sende ordasındır diye ama..
-Ben pek çıkmıyorum son zamanlarda; kaldı ki ii ki görmemişim.
-Ay yesinler..
-Niye?
-İyiki görmemişim falan ?Ne bu havalar??
-Ne alakası var..
-Şaka yapıyorum.
-Pek komik değildi ama güliim yine de..
-Gül tabi ya...


Son konuşma buydu...
Şimdi ey sevgili blog... Öliyim miiii???? Öldüreyim mi???
Ne dersin???

Ağustos 22, 2011

Pamuk şeker..

2 yorum....
Aman Sabahlar olmasın be yaa..

Gece uykum kaçtı, deniyebileceğim herşeyi deneyip uyuyamadım.. Sonra 1 tane atarax aldım şu anda pamuk şeker gibiyim.
Bu pamuk halimle bile iş arkadaşıma çok acayip sinir olduğuma göre sorun bende değil onda..

it's not me, it's you..

Ayrıca her canlı bir gün it's not you it's me' yi tadacaktır:D

Ben tattım oldu:)

Günlerden pazartesi olunca insan zaten yeterince kasvetli oluyo, bide üstüne bi ton sıkıntı eklenince al sana acıların kadını Bergen..:)

Bir gazla feysbuktan, telefon rehberinden silinen eski sevgili merak ne kötü bişeydir ki telefon rehberine yeniden eklenir. Bi de üstüne whatsupa ne zaman girdi diye kontrol edilip kimle konuşuyo da bunca saattir online diye kendi kendini yemek suretiyle psikoza girilirse uykusuz geceler başlar tabi...

Normal olmadığımı biliyorum ama bu kadar da değildim sanırım.

Buna karşılık ilk hamlemi yapıp bana yaptığı tek jestten arda kalan vazoyu çaycıya abi kullancaksan kullan yoksa at yak sat bişeeeler yap diye verdim.İçinde kurumuş kalmış tek çiçeği çöpe attım.
Kendisine veremediğim zararı arda kalanlara veriyorum pişman değilim, yine olsa yine yaparım hele kendisi gelse 2 katını yaparım..

Hafta sonu 3562655234667786421. kez Bridget Jones'u izledim.
Sendromsal olarak ondan daha iyi durumda olduğumu söyleyebilirim.. Tabi yaş olarak biraz daha var aramızda. Yani bundan çıkartılabilecek sonuçta günün şarkısının Benim Hala Umudum Vaaaarrrrr... olduğu ....

Ve bu sabahtan itibaren diyetteyim:)
Her hafta sonunun ardından klasik pazartesiye başladığım çok belli oluyor değil mi:)
Sabah 8'de güzel güzel nestle nesfiti'mi yedim.
Saat 10 'da 1 paket karışık meyveli eti formumu yedim..
Şimdiyse açıımm..
Kendime light sütümle güzel bi nescafe yapıyım en iyisi...
Bugün bu işkenceyi atlatırsam devamı gelir..
Sendromsal olarak Bridget'ten iyi durumdayım mı demiştim?

:)

Herkese iyi Haftalar...

Ağustos 15, 2011

Hello; I'm emo..

0 yorum....
Ben mutluyken blog yazamıyorum..Kesinlikle emocu bloggerım..



O kadar güzel olay geçiyo başımdan, geziyorum,eğleniyorum,ohh yandan yandan,güzel haberler alıyorum mutluluktan havalara uçuyorum falan ama o zaman içimden gram blog yazma isteği gelmiyo..
Ne zaman ki acılı adana tadına geliyorum işte o zaman bloga sığınıyorum....
Blog aç kollarını banaaaa yeni dertlerle karşındayım ben yine....

Bugünkü yazımızın başlığı ; ADI AŞK BU EZİYETİN..
Zaten devamında ne geleceği ortada..

Ben sana sarılmış zehirli bir sarmaşığım kuzum tadında bi ayrılık hikayesinin ardından geçmiş bol sancılı,göz yaşılı 2 ay...
Bir anda çalan telefon "Acaba olur muydu olmaz mıydı? Seni pamuklara sarabilir miydim....."lerle giden 25 gün.. O süreçte peşinden koşmalar elde etmeye çalışmalar falan.


Ve sonunda elde edildiğin, bütün kalelerin zaptedildiğini hissettirdiğin anda beklenen ıssız adam replikleri..
E. : Ben mutsuz ettiğim birinin hayatında olmak istemem. Bok ediyorum hayatını resmen.
M.: Mutlu etmek elinden gelmiyor mu?
E.: Yok gelmiyo,edecek olsam kendimi ederim önce..

O 2 ayın acısı zaten bünyeden atılmamışken bi de üstüne bu..
Önce ayrılığı kabul etmeyip günlük şirinliklerle öyle bişey yaşanmamış gibi msjlar attım.
Baktım bu yolla olmuyo deriiinnn bi sessizliği gömüldüm.
Eş dost taktikleri unutturmaya yada geri getirmeye yaramayınca cumartesi günüm evde Küçük Sırlar, Zehirli Sarmaşık gibi dizilerden yardım alarak türlü entrikalar yaratmaya çalışmakla geçti. Arzuyla Ali 'yi alın E ile M'ye vurun..Bölümün sonuna doğru Arzunun Ali'yi kazanmak için herşeyi yaparım,HERŞEYİ HERŞEYİİİİİİİİİİİİ.... yakarışları beynimde halen yankılanıyo..
Bunca brain stormdan sonra en yakın arkadaşının benden istediği bişey vardı ona istinaden yol yapma çalışmalarına giriştim;

M. : İstediğini yaparım dostum ama biliyorsun ki herşeyin bir bedeli var hayatta....
S. :Ne istiyosun adamım açık söyle..
M. :Ne istediğimi sen çok iyi biliyorsun dostum..
S. :Heeeyy sen;benden imkansızı istediğinin farkında mısın?
M.: Dostum imkansız diye bir şey yoktur hayatta.
S. : Seninki umutsuz vaka bebeğim; senin bahtının karalığı o odunla tanışmandan belliydi zaten.. Boşver sen bunları bak keyfine bee yaaaaa..

Yaaa değil zehirli sarmaşık 7/24 temel içgüdü izlesem benden entrikacı olmaz..
Bunun işe yaramayacağını anlayıp acaba kıskandırma yoluna mı gitsem dedim.. Acaip yakışıklı bi arkadaşıma durumu anlatıp yardım istedim.. Herifin tepkisi; ya bu adam zaten seni kıskancak olsa bunca zamandır çakalların arasında bırakmaz; hem sonra sen safsın bana aşık olur kalırsın bi de senin vızıldanmalarınla uğraşamam oldu..
Burdan da yüzüme bir tokat gibi kapandı kapı..
Son çare yine sevgili kankalarıma akıl danışmak oldu.Kısacık anketimin sorusu;
"E. yi elde etmenin 5574237637251 yolu diye bi kitap var mı? Varsa bana alabilir misiniz??"
Gelen en net cevap -O kadar yolu yoktur kanka, hem zaten denemediğin yol kaldı ki mi senin? Bence senin ilgi alanın elden kaçırmanın yolları onu araştırayım istersen..
Dost acı söyler dedikleri şey tam da bu işte.
İşin acısı herifin hem facebook hemde whatsupp listenizde ekli olması.. Online olduğunu kabak gibi görüyosun ama adam hiç bişey yazmıyo.. 3'te giriyo, 5 te giriyo gecenin bilmem kaçında giriyo.. Ama tık yok...
Önceleri ah ah ah beni takip ediyo yönünde saçma salak triplere giriyosunuz ki bi anda böbreğinizden yada akciğerlerinizden artık hangisinden geldiği bilinmez iç sesinizle bütün o türk fimlerindeki toz pembeli hayaller yok oluyo..
"-Adam seni takip etçek olsa 85. kere ayrılmazdı, yenisini buldu gece yarısı fantezi yapıyo işte ,sende burda otur anca ağla gerizekalııı....."

Yine de inanmak istiyo insan..
Aslında onunda seni sevdiğine, tek derdinin birine bağlanmak olduğuna yoksa seninle çok mutlu olduğuna, yanlızlığı sevdiğine ve hayatına yanlız devam etmek istediğine. Sorumluluk almak için çok genç olduğuna;aramak için elinin sayısız kez telefona gittiğine ama cesaret edemediğine.. Daha binlerce şeye inanmak istiyo ve inanıyo..

Bu inanışlarla sırf cesaretini toplasın mesaj atabilsin diye aradan 1 hafta geçtikten sonra mesaj atabiliyo...
15.08.2011 10:30 ;
-Günaydın;Haftaya güzel başlamak için msj atmak istedim.
-Günaydın;Güzel ve iyi haftalar diyim o halde..

Toplanamamış bi cesaret yok..
Mutsuz bir blogger var.

Çivi çivi söker yönündeki telkinlerden değil, bu durumu nasıl tersine çevirebileceğim telkinlerden istiyorum blog.. Lütfen o yolda yol gösterici ol...

Haziran 24, 2011

Söz Uçar Yazı Kalır..

1 yorum....
Söz uçar yazı kalır..
Uçmalı aslında bütün bu yazıcaklarım, silinmeli hafızamdan..
Ama bütün bunlardan çıkarıcağım çok fazla ders var diye hiç silinmesin diye yazıyorum buraya..


İş yerindeyim..
Fonda Sertap Bir Çaresi Bulunur Çıkmazlarııınnnn diyo..
Ben nefes almaya çalışıyorum ama neden aldığım o nefes içimi ferahlatmıyo hiç bi fikrim yok..


Şükretmem gereken bir sürü şey var elimde..
Ailem yanımda,sağlığım yerinde,orasını burasını çarpmış olmasamda yıllardır hayalini kurduğum arabayı sonunda aldım,vs vs vs vs vs vs vs vs...

Sayfalarca vs. yazabilirim..


Neler gitti peki?

O gözümü döndüren, beni benden alan, aşığım ölüyorum bitiyorum dediğim şey..
Bitti.
Bu kadar basit bitmesi tabiki mümkün değildi..
Ve aslında hiçte basit değil benim için..
Onun için bitti.
Yaklaşık 1.5 ay önce ve ben 1.5 aydır bunun sancılarını her gün artan bi şekilde yaşıyorum.
Derin derin nefes almaya çalışıyorum ama dediğim gibi aldığım nefes içimi ferahlatmıyo..

En yakın arkadaşım, burda yaşarken ki dayanağım, son 3 senemin en canlı şahidini görkemli bir düğünle gelin ettik..
Aramıza yaklaşık 3 saat girdi..
Ne var bunda insanlar yurt dışına gidiyolar, dostluğun arasında yollar giremez denebilir belki ama işte alışkanlıkların arasına girebiliyolar..
Her gün iş çıkışı 1 saatte olsa, bi sigara içimliği bile olsa biraz rahatlamanı sağlayan insanlar senden uzaklaştığında vüducundan bir parçada uzaklaşıp gidiyo..

Biraz depresif oldu di mi..
Buraya kadar okumaya dayandıysan azıcık daha kaldı..

Ya da yok benim bile devam edesim gelmedi..

Sadece şunu anlamıyorum..
Bazen insanlara çok fazla özveri gösterirsiniz..
Yaptıklarınız onlar için artık basit şeyler gibi görünmeye başlar.
Emek verirsiniz ama onlar bunu görmezler..
Sonra bi yanlış çıkar ortaya hatalı bişeyler olur.
Sizin bu olayda çok fazla payınız yoktur belki ama olay size patlar..

Yaptığınız onca şey uçar gider..

Bu saatten sonra kimse için hiç bişey yapmıycam..

Hiç bir şey..

Bunu buraya yazıyım ki unutmıyayım bir dahaki sefere...

Hiç kimseye hiç bir şey yapmıyorum...

Mayıs 08, 2011

İpek Böceği..

1 yorum....
Yasaklar ve gizlilik neden bu kadar tatlı acabaa:D

Arabamla ilk yanlız uzun yolculuğumu yaptım..Uzun yol kavramım herkesin bildiği gibi 8-10 saatlik yolculuklar değil;en uzun yanlız yolum 45 dklık bursa yolculuğuydu:)

Herkesten gizli gerçekleşen bu seyahat inanılmaz heyecan verici oldu haliyle, babasından araba çalan ergen erkek çocukları gibi hissettim kendimi:) Oysa herşey legaldi. Araba benim,ruhsat benim,2008 yılından beri ehliyetim var..Ama illegal olan tarafı annemin kızım arabayla gitme otobüsle git şimdi aklım sende kalır söyleminin tersine hareket etmemdi..

Hata mı???? Hata.. Ama insan hatalarıyla büyüyor değil mi sevgili blog:)

İpek böceğini görmek için atıldım bu maceraya. Çok uzun zamandır görüşemediğim bi arkadaşımın kızı ipek.. Bundan 2 sene önce böceğin geliceği haberini beraber öğrenip beraber ağlamıştık bursa sokaklarında:)
Sonuçları alabileceğimiz saat gelene kadar resmen saniyeleri saydık, sonra kağıdı alıp çıktık dışarı.. Bi yerde oturup heyecanla tekrar tekrar okuduk.. Bu değer bu seviyede çıkınca ne oluyo,pozitif olması demek;olması demek mi olmaması demek mi? Nasıl anlaşılıyo ki?? diye milyonlarca sorunun ardından işi uzmanına danışmak için tekrar girmiştik testi yaptırdığı yere:) Onlar müjdeli haberi verdiklerinde bursa sokaklarıda bizimle birlikte şahit olmuştu tabi o mutlu ana:) Ağlaşıp birbirine sarılan 2 kişiye geçenler anlamaya çalışan gözlerle bakıyorlardı..

Velhasıl..Günler geçti..İpek doğdu ve ben hayırsız teyze 2. sefer gördüm..Utandım aslında..
Ne kadar büyük hatalar yaptığımı düşündüm sonrasında..

Tam 1 sene aynı adamla beraber oldum, heryere beraber girip beraber geldik. C.tesileri aynı insanlarla aynı yerlere gittik; pazar günümüzü uyuşuk uyuşuk bi yerlerde oturarak geçirdik..
Yapacağımız şeyleri günler öncesinden planladık..Hep aynı şeyleri konuştuk..Arabayla aynı yerlerde durduk..Sabahları aynı msjları attık..Hergünü birbirinin aynı yaşadık..
Sonrada bitirdik.

Nedeni neydi diye sorgulamamıza gerek bile kalmadı hemde..
Sormadık bile birbirimize..

Kendime ait bi hayatım olduğunu farkettiğim anda bütün ipler koptu.
Benim yapmak istediğim binlerce şey var hayatta. O benim bunları yaparken yanımda olması gereken kişi değildi..

Şunu gördüm ki..İnsanın hayatında biri var diye bütün hayatını onun kaplaması çokta mecburi değilmiş...Aksine bu görünmez ve aşılmaz zincilerle kendini bi yere hapsetmek gibiymiş.
Kendine zaman ayırmalısın diyen,beni sıkmayan aksine özgür bırakan ve kendide aynı özgürlüğe sahip olmak isteyen biriyle beraberim.
Ve sanırım birazda bu yüzden aşığım ona..

Anneler günüyle ilgili yazı yazmak istiyodum aslında:)
Onun için ayrıca bir post yazabilirim umarım...

Mayıs 06, 2011

Yıllar geçsede üstündeeeeeeenn:)

0 yorum....
Yıllar geçmiş gibi üstünden..

Ben bu satırları yazarken geçen yazımı yazdığımdan taaamm 3,5 ay büyümüş olacağım:)
Evet sevgili blogger..
Bir ay kapanışının ardından iş yerindeki cinnet anlarımı seninle paylaşmak istedim:)
Bu ay kapanışınıda yaklaşık 3 gün-3 gece şeklinde sürdürdük..Muhasebeci olmakla olmamak arasındaki ince çizgideyim.. Oysa ben hep satışçı olmak istemiştim..

Bu sabahki şarkım SERZENİŞTE... Dileyen yuutub'dan bulup dinlerken beni düşünebilir:)

Bu 3.5 ayda neler yaptım..

-çalıştım,çalıştım,çalıştım,çalıştım.....

-Dukan diyeti yapıp taaammmm 7 kilo verdiiimm:) Şaka gibi ama sanırım blogumun en ilgi çeken tarafı bu olucak:) Ayrıntılarına kitabını alarak yada diğer bloglardan ulaşabilirsiniz; bi diyet bloggerı olmak istemiyorum şu anda..

-biraz daha çalıştım..

-kaybedenler klübünü izleyip,hayatımın ne kadar renkli olduğunu düşünüp şükrettim:)

-Aynı gün çok güzel bi cafe keşfedip Fajita yedim.Benim için ilkti Dukan'ımı ilk onunla bozdum:)

-Sonra bi doz daha çalıştım:)

-Pilatesle ayak baş parmağımı kafamın üstüne değirme çalışmalarıma hız verdim:)

-ARABA aldıııımm......Benimde artık bi evladım var:) Henüz ismini bulamadım, Dedekorkut hikayelerinde olduğu gibi bi kahramanlık yapıp ismini haketmesini istiyorum..Eğlenmeye çıktığımız gecenin bi yarısı bizi etrafında travestilerin kol gezdiği bi tamirhanede mahsur bırakmış olmasını tamamiiyyyle bebekliğinden olduğunu düşünüyorum; bu yüzden sanırım azıcıcıcıcık daha büyüyüp bi kahramanlık yapmalı:) (ps. hayatımın en rezil ama en keyifli gecelerinden biriydi:))

-biraz daha çalıştım..

-Paylaşım toplantısı için Belek Susesi Otele gittim.. Şiddetle tavsiye ederim..(Dipnot: su sesi belli bi süreden sonra insanı rahatsız edebiliyo:)


-sevgilimi sevgililer gününün ertesi günü terkettim..:)
Halen aldığım hediyenin taksidini ödüyorum....:)

-Sevgililer gününden 2 hafta önce aşık oldum..

-Eski sevgilimde sevgililer gününden 5 gün sonra yeni biriyle birlikte olmaya başladı...

Bu nasıl bir çelişkidir:)

Son durum: 3 aydır aynı adama hergün artan bi coşkuyla aşık olmayı sürdürüyorum..
Benim için bi rekor denemesi gibi..:)

-daha o kadar çok şey yaptım ki..
Çok güzel,çok özel insanlarla tanıştım.
Çok keyifli mekanlar keşfettim.
Chai tae latte ile tanıştım:)
Eski dostlarımla görüştüm..
Hali hazırda hayatımda olan dostlarımla sabahladım:)
Sarhoş oldum:)
Keyifli kahvaltılar,tadına doyulmaz akşam yemekleri yedim...

Rochas hayatımın parfümü sanıyor iken aslında gerçek aşkın sevgilinin kokusu olduğunu öğrendim...
Bvlgari man...
Ben çok aşığım bu çocuğa yaaa:)

Ocak 17, 2011

.....

0 yorum....
Dünle beraber

Gitti cancağızım ,

Ne kadar söz varsa

Düne ait ...

Şimdi yeni şeyler

Söylemek lazım...


Mevlana Celaleddin- i Rumi