Ocak 27, 2014

Şükür..

0 yorum....
Tam zamanında..
Tam olmasını istediğim gibi..

En sevdiklerim,
En özlediklerim yanımda..
En sevdiğim yerdeyim...

Daha ne olsun..

Hiç bitmesin...

Hep böyle güzel kalsın...


Ocak 15, 2014

Taklitler aslını yaşatır....

0 yorum....
Tuhaf..

Hatırladığım yaklaşık 7 yaşına kadar kıskanç bir çocuk olduğumdu..

Annemle babamı abimden kıskanırdım, kuzenimin saçlarını kıskanırdım, yan komşumuzun kızının porselen bebeğini, annemin topuklu ayakkabılarını,teyzemin makyaj malzemelerini....... uzar gider bu liste...

Bunun adına kıskançlık değil çocukluk bile denebiliyordu hatta.

Sonra okula başlayıp kendi yaşımda bana benzer bir sürü çocukla beraber büyümeye başladım.
Orda insanlarla ilişki kurmayı,paylaşmayı öğrendim....Bir sürü çocuk, onların aileleri, hayatları hepsi birbirinden farklıydı..
Benim 7 yaşımda anladığım şey,benim için başkalarının kıskanılacak herhangi bir şeyi olmadığı ; kendimin, hayatımın yeterince özel ve güzel olduğuydu..

Aradan yıllar yıllar geçti..

Hatta uzun uzun yıllar geçti..

Sonra bir gün anladım ki bu sefer ben kıskanılan taraftayım.
Ben bugüne kadar şunun parası, bunun ilişkisi, onun giydiği, onların yediği, diğerlerinin gittiği.... kıskançlıkları yaşamadım.
Yaşamadığım için yaşanan tarafta olduğumu idrak etmem bir hayli zaman aldı.

Ve gördüm ki kıskanmak kadar kıskanılmakta kötü,daha da kötü..Hatta taklit edilmek en kötüsü..
Kendi karakterini, benliğini oturtamamışsan, ne kadar taklit edersen et aslına ulaşamazsın.. (Bu da benden özlü söz olsun:))

Başkalarının mutluluğuyla mutlu olamayanlar,içinde o fesat kıskançlık tohumlarını büyütüp ilk buldukları fırsatta filizlendirenler, kendi mutluluklarını hiç bir zaman yaratamazlar...Taklitlerdir onlar, aslın ucuz basit yansımasıdırlar...

Ve o insanlar mümkünse benim hayatımda hiç olmasınlar...

Öpüyorum seni sevgili blog:)

Ocak 12, 2014

Geçmişin İzleri...

2 yorum....
Geçmiş geçmişte silinip gitse, geleceğe hiç taşınmasa..
Gölgelerini değil derslerini bırakıp defolup gitse hayatımızdan...


Hayatımın en zor gecesiydi dün gece.

Bu güne kadar sevdiklerimi kaybetmenin acısını çok sefer yaşadım, ama ilk kez kendi hatalarımdan kaybettim. Hem de yıllar önce yapılmış hatalar..

Sevdiklerini toprağa vermek ayrıymış, en sevdiğini hayattayken kaybetmek apayrı...

Sana "seni istemiyorum artık" dediğinde hıçkıra hıçkıra, için çıkarcasına,kusarcasına, ölürcesine ağlıyormuşsun...

Düne geri dönsek ya....

O sabahın 4'ünde süpriz yapıp kapıma gelse yine,dakikalarca sarılsak ben rüya sansam ve o andan sonra yaşananların hepsi sandığım gibi rüya olsa..

Dün çok büyük dersler aldım.

Dün çok acı çektim...

Dün büyüdüm...

Dün geçmişte kalsın,silinip gitsin..

Bugünde yarında hep o olsun..


Ocak 08, 2014

Saçma sapan...

0 yorum....
Sayfalarca yazmak isteyip,bir satır bile yazamamak sendromuna ne deniyor tıp dilinde?

Değişik bir dönemden geçiyorum,
Gördüklerime şaşırıyor,
duyduklarıma şok oluyor,
okuduklarıma inanamıyorum...

Böle saçma sapan bir şeyler..


Madem çok saçma herşey, o zaman haydi dinleyelim






Ocak 06, 2014

Yeni...

0 yorum....
2013'ü biraz daha büyüdüm, biraz daha olgunlaştım, biraz daha ders aldım yılı ilan etmeye karar verdim.

Yeni sloganım "Yenilenmek güzeldir".

Yeni yıl, yeni hayat, yeni başlangıçlar, yeni ev, yeni iş, yeni dostluklar, yeni bakış açıları..


Aralık 19, 2013

Hayaller, gerçekler, en gerçekler..

0 yorum....
Veni vidi... Henüz vici'ye erken.

İstanbuldayım..Yıllardır burda olmayı beklerken, isterken tam evleneceğim sırada transfer ettiler beni buraya. 3 ayda anlaştık, sürekli kalamam malesef ki....

İnsanın karşısına fırsatların kabul edemeyeceği zamanda çıkıyor olması ne acı...

Aşkı tercih ediyorum ben, hayallerime onunla devam edicem....

Söylemek kolay da yaşamak zor...



Aralık 05, 2013

Karakter uydurmaca....

0 yorum....
Bugünün blog fırtınası ödevi kafamızdan attığımız bir karakter ve onun hikayesi...

Kafadan atma bir karakterden ziyade Burda bahsettiğim arkadaşımdan bahsetmek istedi canım,çok daha entrikalı ve ibretlik bi hikayesi var çünkü..

İngiltere’de yayınlanan Daily Mail gazetesinin haberine göre ortalama 75 yıl (27 bin 375 gün) yaşayan bir insan hayatının 26 yılını uykuda geçiriyormuş.
Yani bu doğrultuda bakıldığında 28 yaşındaki bir insanın yaklaşık 9,71 sene uyuduğu varsayılıyor.
Oysa ki benim sevgili arkadaşım 28 yıllık ömrünün tam 14 yılını derin bir uykuda geçirdi.
Bilimsel araştırmaları bile şaşırtan bir ortalama.

Peki nasıl derin bir uyku?

Tam 14 senesini kendisine hiç uymayan bir adamla,yaşadığı saçma sapan şeyleri sevgiden sanarak,aldatılmış, hatta kandırılmış olmasına rağmen siğneye çekerek geçirdi.
Tanıştıklarında 14-15 yaşlarındalardı şimdiyse 28..

Peki ya sonra noooldu???

Masal odur ki;

Bir prens kendi ülkesinden buraya gelir, elinde kılıcı ve cesaretiyle sarmaşıkları kesmeye başlar. Sonunda saraya ulaşarak Uyuyan Güzel'i bulur. Alnına kondurduğu bir öpücükle büyüyü bozar, uyuyan guzel derin uykusundan uyanır.

Bunlarda prensle prensesin el emegim goz nuurum resimleri:) Seviyorum onlari cooookkk...