Ocak 13, 2009

Homini Pufidi Tumba

veeeeee bir bunalım sezonumu daha hayırlısıyla açmış bulunmaktayım:)
uzun zamandır sinyallerini veren bu ruh hali dünkü İkea gezisiyle doruk noktasına ulaşmış bulunmakta...

aslında bunalım kelimesinin en yakışmadığı insan olduğum düşünülebilir...
Çünkü tam homini de gırtlak,pufidi kandil,tumba yatak modundayım...Taşıdığım bi sorumluluk yok..İşim yok,okulum yok,çoluğum çocuğum yok,şükür ki maddi bi sıkıntım yok....
Ama kendime ait diyebileceğim bi hayatımda yok:(

Yaaaaaa kendime ait bi hayatımın olmamasını da geçtim kendime ait bi odam bile yok benim:(:(:(
24 yaşına geldim eşşek kadar oldum ama hala annemle uyuyorum....
Evi alırken abim ünv.deydi..Hesaplarımıza göre abim okuldan sonra askere gidecek dönüşte de büyük ihtimalle istanbulda kalıcak hanımhanımcık bi kız bulup evlenicekti:)

Tabi evdeki hesap çarşıya uymayınca ve arada kötü süprizlerde yaşanınca herşey farklı oldu..

Abim okuldan sonra askere gidip geldi ondan sonra postu bi serdi ki seriş o seriş...
Ben o sırada okulda olduğumdan dolayı odama kuruldu..
Döndüğümdeyse bana oda olabilecek potansiyele sahip bi yer olmadığından annemle aynı odayı paylaşmak durumunda kaldım..Zorla kendime bi gardolap almayı başarıp kendi eşyalarımı ona tıkıştırdım ama malesefki sığamıyorum..Bide dağınık bi oda sakini olduğumdan bi türlü annemle ittifak sağlayamıyoruz:)

Zaten benim şu oda konusunda bi türlü yüzüm gülmedi ki...
Küçükken oturduğumuz evde abimle odamız soğuk oluyo diye bana mutfağın yanındaki kileri oda yapmışlardı:)
Kül kedisi gibi periyi bekliyodum her gece,tabi 40 numara olan deve tabanı ayaklarıma göre ayakkabısı olan bi peri henüz masal literatürüne geçmediğinden o hayalimde suya düştü:)Tabi bide obur kişilik olan ben o oda sayesinde XL'a kadar çıkma başarısını gösterdim:)
Sonra bu eve taşındık tam rahata alışırken ünv.ye gittim ki Kütahyadaki ilk odam yine karanlık küçük odaydı..Gerçi bilinçli bi şekilde gitmiştim ve mutluydum orda da ama bi süre sonra orda yatmak yerine oturma odasındaki tahta minderin üstünde uyuduğumu farkedince ki bu da ayrı ve acıklı bi hikaye:) darbe yapıp oturma odasını sahiplendim:) Tabi buranın oturma odası olma özelliği baki kaldı..ve bi şekilde yine bişeylere çekidüzen vermek zorunda kalıyodum..Sonraki 2 sene daha rahattı ama bu seferde farklı rahatsızlıklarım vardı...falan filan diye uzayıppp gider bu oda mevzusu...Sonuçta 1 seneyi aşkın zamandır yine annemleyim işte:)

Bunun İkea'yla ne bağlantısı olduğuna dönersek:) Bi sürü şey beğenmiş olsamda bunları alıp yerşeltirebileceğim 1 metrekarelik bi alana bile sahip değilim ki:(
Her ne kadar bizim evimiz olsada bu evin asıl koordinatörü annem,bu evde onun kuralları geçer..
Kararlar ortak alınmış bile aslında onun isteği doğrultusunda ilerler..
Ama tabi artık yaş kemale erince istekler değişiyo...Kendi odam,kendi masam,kendi koltuğum,kendi televizyonum;daha doğrusu kendi evim olsun istiyorum artık..Başımı soktuğumda huzur içinde olmak istiyorum...Düzenime ve en önemlisi düzensizliğime kimse karışmasın istiyorum..
Çok şey istiyorum biliyorum ama en azından böle çok sıkıldığımda kaçabileceğim bi sığınağım olsun istiyorum..Bu öle çok şey sayılmaz di mii:))

Tabi sadece evle bitmiyo hayatımın her alanına müdehale söz konusu:(
Bu gün spor'a başladım mesela..
Annem kendi gittiği spor salonuna benide kayıt ettirmiş...Tamam çok iyi bişey yapmış olabilir,ki zaten aklımda olan bi şeydi ama bana sormadan yapmış olmasına bozuldum birazcık..
Geçen gün eve geldi ve Müge'cim pazartesi 11:00'de spora başlıyosun dedi...Hönk diye kaldım tabi ama elden gelen bişey yok,mecburen başladık:)

Kadının korkusundan aldığım herşeyi bi yere tıkar oldum...Hala ıssız adamı izledikten sonra aldığım tshirtü göstemedim mesela:) Geçen gün Zara'dan gözlük aldım..Çok gereksizdi belki ama çok ucuzlamıştı benimde siyah çerçeveli gözlüğüm yoktu dayanamadım aldım:) ama onuda dolabımın en ücra köşesine sakladım..Garibim zaten 1 tane küçücük dolabım var neresine ne soktum unutuyorum bazen ama bi gün patlıcak onu biliyorum...Annemse hala o koskoca gömme gardolaba sığamayıp giymediklerini benim dolabıma tıkıştırma peşinde...Dolabın en alt rafınıda koskoca bi hurç ve içindeki seccadeler kaplıyo...

Sanırım benim asıl ideolojik sorunum annemle yaşamak:)
Zormuş azizim...Özgürlüğünü bi kez elde ettikten sonra birilerinin eline teslim edemiyomuşsun..

Annemin ingiltereye gitmemem için sarfettiği yeni ikna sözleride şunlardı ki bu apayrı bi post konusu:

-" o kadar parayı oraya harcıcağına gel biz sana araba alalım;tamam işsizlik var ama napçan ingiltereyi,kursa devam edersin,çocuklara ders verirsin idare edersin kriz bitene kadar;evlenince kocan götürür seni ingilterelere merak etme sen..."

A dostlar var mı bildiğiniz evlenince karısını ingilterelere,amerikalara götürebilecek potansiyeldeki erkekler??? ben bi tek desti izdivaca katılan amcalardan hacca götürcem diyenine denk geldim:) onun dışında pek rastlamadım valla:)

bu arada bu ingiltere işi yılan hikayesine dönmeye başladı da hadi hayırlısı tez zamanda kesinleşicek bakalım bişeyler....

4 yorum:

Adsız dedi ki...

bende universiteden mezun olduktan sonra bizimkilerle ayni evde yasamaya baslamistim-cok zor olmustu-ve 1 yil icinde baska bir sehirde is bulup kendi evime yerlesmistim. daha dogrusu kacmistim-onlari cok sevsemde ayni evde yasayamadik iste. yazdiklarini o kadar iyi anliyorum ki-insan bir kere ozgurlugunu elde edince tekrar eski duzene donmek zor geliyor. Ingiltere hikayesinden umarim olumlu sonuclar alirsin ve ikea'da gordugun o guzel mobilyalarla kendi evini diledigin gibi dosersin.

dudku dedi ki...

kuzum biz kesin farklı kentlerde aynı hayatı yaşıyoruz :D annelerin yaptığı söylediği şeyler bile aynı!!!
ben de avustralyaya gitmek isterken, ama gidemeyeceğim gün ışığına çıktığında annemin bana tesellisi bu olmuştu "evlenince kocanla gidersin!" nasıl bir mantık bu ben anlamadım zaten, ayol ben senin çocuğunum sen benim isteklerimi yapmayı kendine görev edinmiş bir insansın. kocamsa dış kapının mandalı olarak neden benim istediğimi yerine getirmeyi kendine görev edinsin?

aynı zamanda ben de çok dağınık bir insanımdır. benim bir kıyafet dolabım var ama ben bu dolaba sığamayıp, bendimi çiğner aşarım gibi bir durum söz konusu olup yatağımın üzerine, yerlere vs vs taşmaktayım :) bi de dolabıma annem çeşitli eşyasını sokuşturarak beni dellendirmekte. bi de kendisinin de koskocaman bir dolabı olduğunu da hesaba katmak lazım.. kısacası ben de bu konuyla ilgili bir post yazabilirim :) yorumum post kadar oldu :)))

yass dedi ki...

ay muge... cogu 3+1 evdekı sorunları sende yasıyorsun.. o kadar guldum k aynı seylerı asagı yukarı yasamısız:)

neyse bak once napılacakmıs..

esra erolla ızdıvaca basvurcan ama pazar gunu cık.. sankı onu daha cok ızlıorlar.. sonra orda senın ıcın sıraya gırsınler.. ılk dılegın kendıne aıt bır oda ve yurtdısına cıkaracak bırılerı olsun..

gercı spor salonunda yenı ınsanlar olacak:P neme lazım:P

M.ersoy dedi ki...

demekki her genç kızın başına gelir böyle şeyler dedikleri bu oluyo:)
valla bende tez zamanda bu durumdan kurtulmayı diliyorum..
güzel dileklerin için saol banucum...

dudkum yaaa biz kesin birbirini kaybetmiş ikizleriz yaa:):):):)
gün gelciek şans bizede gülecek di mi:)o büyük günü bi gün görücez di miiiiiiiiii:)

yasssım yaaa niye bütün yollar desti izdivaça çıkıyo:) pazar akşamları hep arızalılar çıkıyo yaa:) ama prime time diye daha bi izleniyolar haklısın:) ben başvurumu yapıyım beni çağırdıkları zaman haber veririm sana:) o değilde ya kimse gelmezse????
ayyyyy rezalet olur bee,kimsenin yüzüne bakamam sonra valla...