Kendimi duvar gibi hissetmeye başladım son zamanlarda..
Sanki insanı hiç bi yanım yok böle koskocaman bi ağlama duvarıyım herkes yanıma oturup ağlanmaya başlıyo..
Yeter artık ya darlandım bunaldım kusucam bu durumdan...
Tamam dünyada sorunsuz insan yok ama beni bulanların neden hepsi inanılmaz derecede sorunlu olmak zorunda ki???Zaten kendi problemlerim bana yetiyo,niye ben kendime teselli verecek olma enerjimi başkaları için harcıyım ki???
Hayır anlatmaya kalksam herkesi hüngür şüpür ağlatıcak bi ton şey yaşadım,bana gelip elime diken battı diye ağlananlar var yaaa..
Yeter kardeşim yeter...
Ben insanları sıkmıyım kan kusup kızılcık şerbeti içtim diyim, herkese güleryüzlü olmaya çalışıyım sen gel o benim gülen yüzümün içine et kendi sıkıntılarınla..Olcak iş mi yaaa..
Ay anlattım rahatladım....
:) Bilog yaaaa bende senin keyfini kaçırdım bi günlük idare ediver...
Eylül 23, 2009
Eylül 09, 2009
Kara gün...
Bugün ekranlara yansıyan görüntü çok korkunçtu...
Sel oldu,insanlar öldü,şehit haberleri vardı...
Kara bi gündü..
Herşeyin bu kadar kötü olmasıyla ilgili bi sürü gerekçe sunulabilir..
Belediyelerden tutunda sel madurlarına kadar herkesin bi parça malesefki suçu var bu durumda....
Kayıplara çok üzüldüm görüntülere kahroldum ama içimi acıtan bişey daha vardı....
Sel evleri harap etti,fabrikaları,dükkanları,araçları o civardaki herşeyi aldı götürdü...
Bununla birlikte bir çoklarının insanlığıda sele kapılıp gitmiş onuda gördük...
O kadar mı fakirleşmişiz,o kadar mı aç gözlü olmuşuz biz???
Mübarek ramazan günü müslümanlığa değil insanlığa sığmaz bu durum...
Zarara uğrayanlara yardım edebilme şansın varken ortalığa dökülen yemek takımlarını,kumaş toplarını evlerine götürmek hangi insanlığa sığar????
Günah değil mi bu???
Deprem zamanı enkazda kalanların bileziklerini alanlardan ne farkı var ki bunun???
Orda insanlar can derdine düşmüşken sen o malın derdine düşmüşsün...
Bugünkü ayıbımızda bu oldu...
Bide canını tehlikeye atıp insanları kurtarmaya çalışanlar vardı ki sanırım onlar insanlıkarını selle kaybetmemiş olanlardı...
Garipti bugün...
Allah herkesin yardımcısı olsun....
Sel oldu,insanlar öldü,şehit haberleri vardı...
Kara bi gündü..
Herşeyin bu kadar kötü olmasıyla ilgili bi sürü gerekçe sunulabilir..
Belediyelerden tutunda sel madurlarına kadar herkesin bi parça malesefki suçu var bu durumda....
Kayıplara çok üzüldüm görüntülere kahroldum ama içimi acıtan bişey daha vardı....
Sel evleri harap etti,fabrikaları,dükkanları,araçları o civardaki herşeyi aldı götürdü...
Bununla birlikte bir çoklarının insanlığıda sele kapılıp gitmiş onuda gördük...
O kadar mı fakirleşmişiz,o kadar mı aç gözlü olmuşuz biz???
Mübarek ramazan günü müslümanlığa değil insanlığa sığmaz bu durum...
Zarara uğrayanlara yardım edebilme şansın varken ortalığa dökülen yemek takımlarını,kumaş toplarını evlerine götürmek hangi insanlığa sığar????
Günah değil mi bu???
Deprem zamanı enkazda kalanların bileziklerini alanlardan ne farkı var ki bunun???
Orda insanlar can derdine düşmüşken sen o malın derdine düşmüşsün...
Bugünkü ayıbımızda bu oldu...
Bide canını tehlikeye atıp insanları kurtarmaya çalışanlar vardı ki sanırım onlar insanlıkarını selle kaybetmemiş olanlardı...
Garipti bugün...
Allah herkesin yardımcısı olsun....
Eylül 07, 2009
Foto Şipşak:)
Dişi Ara Güler olma yolunda ilk adımımı geçtiğimiz c.tesi günü atmış bulunmaktayım....
Eveett tahmin ediceğiniz üzere fotoğrafçılık kursuna yazıldım...
Yanlız şöyle ufak bi problemimiz var ki o biraz sorun yaratabilir..
O da şu ki benim fotoğraf makinam yoookkk:)
Araştırdım birazda ciddi anlamda pahalı yaa..
Bi şekilde halledicem sanırım ama birazcık zorlıcak beni..
Ama bu beni yıldırır mı aslaaaaaa...
Yıllar sonra FIAP'ta ödülümü alırken bu anı hatırlayıp gözlerim dolucak eminim....
Bilmeyenler için şöle anlatıyım..
Şimdi benim ders aldığım dernekte dahil olmak üzere dernekler genelde TFSF'ye(türkiye fotoğraf sanatı federasyonu) bağlı... Biz buna TFF(türkiye futbol federasyonu) dersek,
Bu FIAP'ta FIFA'yla eşdeğer oluyo...
İlk dersten anca bunları öğrendim:) İlerleyen günlerde yeni bilgilerle karşınızda oluciimm..:)
Aslında kızıyorum kendime çok uzun zamandır düşündüğüm bişeydi ve ben bi türlü gerçekleşmesi için çaba sarfetmedim..
Ya resmen 1 sene boyunca yan gelip yattım yaa yazıklar olsun yaaa...
Keyifli geçen ilk kurs günümün ardından çok daha keyifli bi organizasyonun içinde buldum kendimi...
özlem ve 3 arkadaşı kamp arkadaşlarıyla buluşmak,birlikte iftar yapmak için İstanbuldan Bursaya gelmişti...
Bi anda bende dahil oldum aralarına...
Güzel oldu..
Hatta süper oldu..
Her sene binbir aksilik çıktığı için bi türlü katılamadım ama bu yaz inşallah onlarla birlikte olmayı çoook ama çoooookk istiyorum....
Bu kızın sosyalliği,neşesi,fotoğraf merakı:),gülümsemesi hiç ama hiç eksilmesin yüzünden inşallah.....
Eveett tahmin ediceğiniz üzere fotoğrafçılık kursuna yazıldım...
Yanlız şöyle ufak bi problemimiz var ki o biraz sorun yaratabilir..
O da şu ki benim fotoğraf makinam yoookkk:)
Araştırdım birazda ciddi anlamda pahalı yaa..
Bi şekilde halledicem sanırım ama birazcık zorlıcak beni..
Ama bu beni yıldırır mı aslaaaaaa...
Yıllar sonra FIAP'ta ödülümü alırken bu anı hatırlayıp gözlerim dolucak eminim....
Bilmeyenler için şöle anlatıyım..
Şimdi benim ders aldığım dernekte dahil olmak üzere dernekler genelde TFSF'ye(türkiye fotoğraf sanatı federasyonu) bağlı... Biz buna TFF(türkiye futbol federasyonu) dersek,
Bu FIAP'ta FIFA'yla eşdeğer oluyo...
İlk dersten anca bunları öğrendim:) İlerleyen günlerde yeni bilgilerle karşınızda oluciimm..:)
Aslında kızıyorum kendime çok uzun zamandır düşündüğüm bişeydi ve ben bi türlü gerçekleşmesi için çaba sarfetmedim..
Ya resmen 1 sene boyunca yan gelip yattım yaa yazıklar olsun yaaa...
Keyifli geçen ilk kurs günümün ardından çok daha keyifli bi organizasyonun içinde buldum kendimi...
özlem ve 3 arkadaşı kamp arkadaşlarıyla buluşmak,birlikte iftar yapmak için İstanbuldan Bursaya gelmişti...
Bi anda bende dahil oldum aralarına...
Güzel oldu..
Hatta süper oldu..
Her sene binbir aksilik çıktığı için bi türlü katılamadım ama bu yaz inşallah onlarla birlikte olmayı çoook ama çoooookk istiyorum....
Bu kızın sosyalliği,neşesi,fotoğraf merakı:),gülümsemesi hiç ama hiç eksilmesin yüzünden inşallah.....
Etiketler:
a
Ağustos 31, 2009
huysuz blogger
*Millet bi boncuktan sanat eseri yaratıyo,eski kolyeden şamdan,eski elbiselerden yastık yorgan yapıyo..Hatta abartıp yumurta kutusundan elbise yapanları bile gördüm...
Ben bi rakı şişesinde balık olmayı biliyorum ordan da ramazan münasebetiyle çıkmış bulunmaktayım:)
Elimden bi iş gelmesini geçtim,daha elde avuçtaki incik boncuğu bozuyorum yaa:(
Bide terazi burcuyum ben yaa:(
*Ay madem konuya diğer bloggerlarla başladık bana garip gelen bi mevzuyu daha dile getirmek istedim..
Şimdi bi takım bayanlar moda blogu,stil blogu yapıyolar ki benimde okurken zevk aldığım kişiler var..
Bide bunların arasında baaaaaaaak bugün ben bunu giydim nasssııı olmuşşşşşşşş diyen tayfa var ya,onlar beni öldürüyo yaaaaaa......
Hani özel bi gün olur,düğün olur dernek olur fikir vermek açısından koy resmini..
Ya bakkala giderken ne giydiğinden bize neeeeeeeee??????

Bide bunların arasında ünlüler benle pişti olducular ki onlar ciddi anlamda komik..
Haaaa hep onu düşünüyolar zaten...
Bloguna bakıp ..... bugün ne giymiş gidiyim koşıyım aynısını alıyım diyolar:)
Modaya karşı değilim ki aksine stil sahibi insanları severim ama yani sen tutupta bugün bunu giydim,
ayakkabım x,gömleğim y,donum z diye her giydiğini yazarsan ayyyy darlanırım ben...
Aaaa tabi kardeşim beğenmiyosan tıklamazsın görmezsin tarzı şeylerde sölenebilir ki evet mantıklı..Ama mantar gibi türüyosunuz ben napıyım..Her kime elimi atsam bi gün kendini Stil İkonu ilan ediyo...
Ayy içimi döktüm rahatladım:),
Ben bi rakı şişesinde balık olmayı biliyorum ordan da ramazan münasebetiyle çıkmış bulunmaktayım:)
Elimden bi iş gelmesini geçtim,daha elde avuçtaki incik boncuğu bozuyorum yaa:(
Bide terazi burcuyum ben yaa:(
*Ay madem konuya diğer bloggerlarla başladık bana garip gelen bi mevzuyu daha dile getirmek istedim..
Şimdi bi takım bayanlar moda blogu,stil blogu yapıyolar ki benimde okurken zevk aldığım kişiler var..
Bide bunların arasında baaaaaaaak bugün ben bunu giydim nasssııı olmuşşşşşşşş diyen tayfa var ya,onlar beni öldürüyo yaaaaaa......
Hani özel bi gün olur,düğün olur dernek olur fikir vermek açısından koy resmini..
Ya bakkala giderken ne giydiğinden bize neeeeeeeee??????

Bide bunların arasında ünlüler benle pişti olducular ki onlar ciddi anlamda komik..
Haaaa hep onu düşünüyolar zaten...
Bloguna bakıp ..... bugün ne giymiş gidiyim koşıyım aynısını alıyım diyolar:)
Modaya karşı değilim ki aksine stil sahibi insanları severim ama yani sen tutupta bugün bunu giydim,
ayakkabım x,gömleğim y,donum z diye her giydiğini yazarsan ayyyy darlanırım ben...
Aaaa tabi kardeşim beğenmiyosan tıklamazsın görmezsin tarzı şeylerde sölenebilir ki evet mantıklı..Ama mantar gibi türüyosunuz ben napıyım..Her kime elimi atsam bi gün kendini Stil İkonu ilan ediyo...
Ayy içimi döktüm rahatladım:),
Ağustos 29, 2009
kültür mantarı...
Ben ömrü hayatımda edebiyata uzaktan yakından sempatisi olan bi insan olmadım malesef ki..
Edebiyatla tek alakam erkek arkadaşımın edebiyatçı olmasıydı ki kendiside zaten 7 yılda fakülteyi bitiremeden aramızdan ayrıldı..
4 yıllık ilişkimiz boyunca ortaya çıkardığını gördüğüm tek edebi eser gs marşlarıydı ki bunlarda özgün değil uyarlama eserlerdi...
Neyse gelelim benim edebiyattan bahsetme mevzuuma..
Edebiyat aslında sevilebilir bi hadiseymiş..
İskender Pala'nın KATRE-İ MATEM'ini sırf cildi güzel diye aldığımı itiraf etmekle başlıyayım önce..Edebiyatı sevmem ama oldum olası saray hayatı beni kendine çeker...

Ahh ahh cariye olcak hatundum da yanlış zamanda doğdum...
Ne hürrem ne kösem başederdi benle...
Neyse...
Kitabı okudukça edebiyatı sevesim geldi,içinde boğulasım o satırların dizelerin arasında kaybolasım geldi (abartmıyım o kadar değil ama sevdim kendisini)
Sonrasında da gidiyim diğer kitabınıda okuyım bakiim konuyu mu sevdim edebiyatımı dedim ve BABİLDE ÖLÜM İSTANBULDA AŞK'ı okumaya koyuldum...
Ve anladım ki elimde diğer kitabı görenlerin eğer bunu sevdiysen git mutlaka Babil'i oku demelerinin bi nedeni vardı...
Şu kadarını söliyim eğer bu adam benim edebiyat hocam olsaydı ben kesin kendime bulduğum bi mahlasla kendimi edebiyat dünyasına verirdim...Yada kesin aşık olurdum:D
Ben ki çocukluğunda güzel sözler biriktirmiş büyüyüncede hepsiyle dalga geçmiş puhahahaha ameleye bak neler bulmuşum ben tarzı bi insan olarak bu hale geldim ya romantikler ne düşünür bilemem..
Kitabı okurken aşık olasınız geliyo...Öle bi işlemiş ki aşkı birileri çıkıp duruuuunnnnnnnn asıl mecnun benim,hayır benim,hayır benim derken sizinde hayır benim diyesiniz geliyo..
Tam Leyladan geçme faslı aslında..
Bide hikayenin geçtiği dönemi çok güzel işlemiş....Tarihle edebiyatı harmanlamış alın size kitap demiş...İyikide demiş...
Bide itiraf etmem gerekiyo ben İskender Pala ismini duyunca böle yaşını başını almış,saçı açılmış,göbek yapmış bi amcam sanıyodum...Ahanda amcam bu....
Kitapta en çok can damarıma basanda şu oldu ki hala etkisinden çıkamadım....
Edebiyatla tek alakam erkek arkadaşımın edebiyatçı olmasıydı ki kendiside zaten 7 yılda fakülteyi bitiremeden aramızdan ayrıldı..
4 yıllık ilişkimiz boyunca ortaya çıkardığını gördüğüm tek edebi eser gs marşlarıydı ki bunlarda özgün değil uyarlama eserlerdi...
Neyse gelelim benim edebiyattan bahsetme mevzuuma..
Edebiyat aslında sevilebilir bi hadiseymiş..
İskender Pala'nın KATRE-İ MATEM'ini sırf cildi güzel diye aldığımı itiraf etmekle başlıyayım önce..Edebiyatı sevmem ama oldum olası saray hayatı beni kendine çeker...

Ahh ahh cariye olcak hatundum da yanlış zamanda doğdum...
Ne hürrem ne kösem başederdi benle...
Neyse...
Kitabı okudukça edebiyatı sevesim geldi,içinde boğulasım o satırların dizelerin arasında kaybolasım geldi (abartmıyım o kadar değil ama sevdim kendisini)
Sonrasında da gidiyim diğer kitabınıda okuyım bakiim konuyu mu sevdim edebiyatımı dedim ve BABİLDE ÖLÜM İSTANBULDA AŞK'ı okumaya koyuldum...
Ve anladım ki elimde diğer kitabı görenlerin eğer bunu sevdiysen git mutlaka Babil'i oku demelerinin bi nedeni vardı...
Şu kadarını söliyim eğer bu adam benim edebiyat hocam olsaydı ben kesin kendime bulduğum bi mahlasla kendimi edebiyat dünyasına verirdim...Yada kesin aşık olurdum:D
Ben ki çocukluğunda güzel sözler biriktirmiş büyüyüncede hepsiyle dalga geçmiş puhahahaha ameleye bak neler bulmuşum ben tarzı bi insan olarak bu hale geldim ya romantikler ne düşünür bilemem..
Kitabı okurken aşık olasınız geliyo...Öle bi işlemiş ki aşkı birileri çıkıp duruuuunnnnnnnn asıl mecnun benim,hayır benim,hayır benim derken sizinde hayır benim diyesiniz geliyo..
Tam Leyladan geçme faslı aslında..
Bide hikayenin geçtiği dönemi çok güzel işlemiş....Tarihle edebiyatı harmanlamış alın size kitap demiş...İyikide demiş...
Bide itiraf etmem gerekiyo ben İskender Pala ismini duyunca böle yaşını başını almış,saçı açılmış,göbek yapmış bi amcam sanıyodum...Ahanda amcam bu....

Kitapta en çok can damarıma basanda şu oldu ki hala etkisinden çıkamadım....
Bir mum gibiyim başımda sevda ateşi,gözlerimde yaş,bedenim durmadan eriyor,can ipliğim durmadan yanıyor. gözyaşlarım içinde boğulmaya ramak kaldı..
Ağustos 26, 2009
Son dakika.....
Ağustos 25, 2009
İftar....
Ayyyy bu iftarlar bana yaramadı...
Ayyyhhhhhh ölüyoruuuuuuummmmm....
Sanırım karnım ramazan davulu gibi patlıyacak...
Güya yediklerime dikkat ediyorum ama yine şişiyo ben anlamadım bu işi yaaaaaaaa..........
Acilen açık havaya çıkıp hoplayıp zıplayıp içimden atmak istiyorum....
Ayyyhhhhhh ölüyoruuuuuuummmmm....
Sanırım karnım ramazan davulu gibi patlıyacak...
Güya yediklerime dikkat ediyorum ama yine şişiyo ben anlamadım bu işi yaaaaaaaa..........
Acilen açık havaya çıkıp hoplayıp zıplayıp içimden atmak istiyorum....
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
